AnasayfaHedef KitleUygulamaMehmet DuduDanışmanlık ÜcretleriİletişimKayıtDost SitelerFoto GaleriFile Download
Psikolojik Danışman Mehmet Dudu
HER İNSAN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN BİR HAZİNEDİR
Anasayfa

     Herkesin hayatında kişisel, sosyal ya da akademik açıdan desteğe ihtiyacının olduğu dönemler vardır. Kişiler bu dönemlerde kendilerine yardım edecek kaynakları harekete geçiremezse hayatın değişik alanlarında ciddi problemler ve kayıplarla karşı karşıya kalabilirler. Profesyonel anlamda kendisini yetiştirmiş bir psikolojik danışman işte bu tür durumlarda sizi anlama ve size yardımcı olma noktasında iyi bir yol arkadaşıdır.

 Psikolojik danışman, danışanın yüksek sesle sormaya korktuğu kimi soruları onun adına, onun izniyle soran kişidir. Psikolojik danışmanlıkta esas olan danışanın içinde var olan gücü keşfetmesidir. Bu güç kişinin sorunlarını çözebilecek potansiyele ve cesarete sahip olduğuna dair inancıdır. Kendisiyle, kendi yaşamıyla ve diğer insanlarla yüzleşen, sorunları karşısında adım adım güçlenen, içindeki gücü keşfeden danışan hem kendisiyle hem de yaşamla barışık hale gelir.

 
 
            İnsanların birbirlerine ihtiyacı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Ancak aynı zamanda, en zor olan birlikte yaşamaktır. Çünkü her bireyin kendisine ait bir özgeçmişi, mizacı, ailesi ve çevresi vardır. Kendisini doğru ve anlaşılır bir biçimde ifade edemeyen, diğerini de tam olarak anlayamayan, sorumluluklarını paylaşamayan, ilgi alanları ve yetenekleri farklı olan eşler; bazen basit bazen de karmaşık sebeplerle birbirlerini kırabiliyorlar ve problemler yaşayabiliyorlar. Bilinçli ve birbirlerine değer veren çiftler, problemlerini profesyonel yardım ile çözmeye çalışırlar ve bu da çoğunlukla işe yarar.

             Yaptığınız, şeyler için pişmanlık zamanla geçer, ne var ki; yapmadığınız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur.
  
            Ebeveyn olarak dikkatli, ilgili ve uyanık olmalıyız. Dünyaya gelmesini gönülden istediğimiz, saçının telini sakındığımız, doğruyu yanlışı ayırt etmeyi henüz bilmeyen, kendisini ifade edemeyen yavrularımız;  onlara ayıracağımız nitelikli birkaç saati, onlar için birkaç kitabı karıştırmayı, bir bilenden danışmanlık hizmeti almayı hak etmiyorlar mı? Onlar için değmez mi? Çocuklar, alta ıslatma, tırnak yeme, parmak emme ve ağlama krizleriyle; sözleriyle veremedikleri mesajları davranışlarıyla vermeye çalışırlar. Başlangıç aşamasında sorunların çözülme süresi kısa iken; ilerlemiş tablolarda iyileşme süresi uzamakta ve zorlaşmaktadır. Bu durumda, doğru zamanda yapılacak doğru müdahaleler;  problemlerin çözülmesinde etkili olduğu kadar, aile içi iletişimin de istenilen düzeye çıkmasında önemli bir rol oynar.

          Ülkemizde her yıl yaşanan sınav heyecanıyla milyonlarca  öğrenci, hayallerine ve umutlarına ulaşabilmek, geleceklerine yön verebilmek için okul, dershane, özel ders demeyip; testlerle, denemelerle uğraşıyor ve günlerinin çoğu büyük bir mücadeleyle geçiyor. Ortak hedef ise rakipleri geride bırakmak ve hep hayal edilen okullara ve bölümlere girebilmektir. Bunun için öğrenciler sınav gününe kadar kendilerine bambaşka bir dünya kurup diğer insanlardan farklı bir hayat yaşıyorlar. Başarı tanımları farklı farklı olan bu öğrencilerin bir kısmı daha ilkokul yıllarından itibaren düzenli bir çalışma programıyla hedeflerine ulaşmaya çalışırken büyük bir çoğunluk çalışma alışkanlıklarını bir türlü istenilen zamanda istenilen düzeye çıkaramamaktadır. Düzenli ve sistemli çalışanlara göre çok daha fazla gayret göstermelerine rağmen bir türlü istedikleri neticeyi alamamaktadırlar. Kimilerine göre günde iki saat çalışma Türkiye derecesini elde etmeye yeterken, büyük bir çoğunluğa göre günlük beş-altı saatlik çalışma bile başarı yolunda yeterli gelmemektedir. Sabah okulda, öğleden sonra dershanede alınan sınıf dersleri, sınıf etütleri, grup çalışmaları, bire bir etütler,  yazılı öncesi genel tekrarlar, akşam dershanede alınan akşam etütleri, evde alınan özel derslerde gösterilen gayretler,  öğrencilerin büyük bir çoğunluğu için yeterli gelmemektedir. İstenilen başarı bir türlü elde edilemediği için yeni arayışlara giren öğrenci ve ailesi, oradan oraya koşuşturmaktan birbirlerini göremez olurlar. Böylece yorgunluğa aile içi iletişim problemleri eklenmiş olur.

          Eğitimin en önemli faydaları; kişiliğimizi güçlendirmesi, kendimize güven duymamızı sağlaması, takdir ve hayranlık getirmesi, bizi daha ayrıcalıklı kılması ve meslek hayatında başarıyı beraberinde getirmesidir.Eğitim sadece anayasal bir hak ve sosyal hukuk devletinin bir görevi olarak değil, ekonomik açıdan da en verimli üretim alanlarından birisi olarak kabul edilmektedir.  Eğitim bireylerin ve toplumların hayat standartlarını belirleyen göstergelerde ve refah seviyelerinde olumlu değişimlere sebep olur. Yoksulluğun ve eşitsizliğin azaltılması; özellikle ihtiyaç sahibi kişilerin, daha iyi eğitim almaları sonucu, gelir seviyelerinin artması noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Yirminci yüzyılın ilk bölümlerinde fiziksel yatırımlar kalkınma için anahtar konumda iken, şimdilerde bu düşünce yerini insana yapılan yatırıma bırakmıştır.

  

            Ülkemizde okuma ve okullu olmanın önemini her geçen gün daha fazla idrak eden aileler, çocuklarının gelecekleri için her türlü maddi ve manevi fedakârlığı göstermektedirler. Öğretmenlerimiz; okullarda, dershanelerde, etüt merkezlerinde, bire bir etütlerde yoğun bir çalışmayla yeni neslin en iyi şekilde yetişmesi, olgunlaşması için büyük mücadeleler vermektedir. Bütün bu gayretlere rağmen öğrencilerimiz,  niçin istedikleri neticeleri istedikleri zamanda elde edememektedirler? Acaba sorun nerede? Bu ve buna benzer önemli sorular bugünlerde herkesin zihnini meşgul etmektedir.

             "Kimseye bir şey öğretemezsiniz; sadece cevabı kendi içinde bulmasına yardımcı olursunuz."  

        
         Yaşam kalitesini artırmak isteyen  kişiler için destek amaçlı bir kişisel gelişim merkezi olan ÖZEL İLGİ EĞİTİM DANIŞMANLIK;  işte bu noktada, kişiyi (öğrenciyi) çalışmaların merkezinde tutar. Daha ilkokul yıllarından itibaren kendisini başarısız olarak etiketleyen bireylere başarısızlığın alın yazısı olmadığını, ÖZEL İLGİ ve gayretle başarının da başarısızlık gibi öğrenilebileceğini anlatır. Kişiye gerekli trafik kurallarını öğretir, uygun zamanda ona arabanın sorumluluğunu verir. Öğrencinin direksiyona geçmediği çalışma sistemlerinde hem öğrenci, hem öğretmen hem de aile boş yere yorulur. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 




AnasayfaHedef KitleUygulamaMehmet DuduDanışmanlık ÜcretleriİletişimKayıtDost SitelerFoto GaleriFile Download